Yapay zeka firmalarının basılı kitapları toplu olarak satın alıp tarayarak dijitale aktardıktan sonra imha ettikleri iddiaları, Avrupa'daki sahafların tepkisini çekerken benzer durumların farklı ülkelerde de gerçekleştiği anlaşıldı. Özellikle akademik yayınlar ve nadir eserler için verilen toplu siparişler şüphe uyandırırken Türkiye'den kitap siparişi veren şirketlerin etik olmayan tutumları da tartışılıyor.
Anadolu Ajansının (AA) dosya haberinin dördüncüsünde Prof. Dr. Selçuk Beşir Demir, küresel yapay zeka firmalarının Türkçe akademik birikimi hedefine almasını, yayıncılık sektörünün karşı karşıya kaldığı riskleri ve çözüm yollarını anlattı.
Demir, yaklaşık 3 ay önce Hollanda merkezli firmanın kendileriyle iletişime geçtiğini söyledi.
"Bizim LibraryTürk isimli, 17 bin kitaptan oluşan, 65 yayıncının birlikte oluşturduğu ve üniversite kütüphanelerine akademik yayınların sunulduğu bir portalımız var." diyen Demir, firmayla yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:
"Şirket, 'Bu portal vasıtasıyla bu kitaplara erişebilir miyiz yani tek tek yayıncılara ulaşmak yerine buradan ulaşabilir miyiz?' şeklinde bir talepte bulundu. İçeriğini sorduğumuz andan itibaren yapay zeka firması olduğunu söyledi. Konunun doğrudan yayıncılarla ve telif haklarıyla ilgili olduğunu belirterek yayıncılarla görüşülmesinin daha sağlıklı olacağını söyledim ve konu bizim tarafımızdan kapandı."
Basılı yayıncılık ile yapay zeka arasındaki ilişkiyi "Silikon Vadisi ile selüloz sanayisinin savaşı" olarak nitelendiren Demir, mevcut durumu sıradan bir dijitalleşme olarak görmediğini vurguladı.
Prof. Dr. Demir, basılı yayıncılığı buz dağına benzeterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bilimin ilerleme özelliğinden kaynaklı, geçmişte yapılmış çalışmalar üzerine yeni çalışmalar inşa edilmiş devasa bir buz dağı var. Basılı yayıncılar birer 'kapı bekçisi' (gatekeeper) görevi görerek bilgiyi eliyor, hakem sürecinden geçiriyor ve telif hukukuyla güvence altına alıyordu ancak yapay zekanın getirdiği 'okyanusal sentetik üretim' ile editöryal filtreleme devreden çıkıyor. Basılı yayıncılık, titiz bir simyacıysa yapay zeka, onun üzerine yağan kesintisiz bir asit yağmurudur. Dijital tsunami vurduğu andan itibaren de o buz dağında bulunan bilimsel birikim allak bullak olmaya başladı."
Yapay zeka modellerinin eğitilmesi için devasa veri setlerine ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Demir, şirketlerin açık erişim makaleleri tükettikten sonra gözünü basılı kitaplara diktiğine işaret etti.
Prof. Dr. Demir, şunları söyledi: