Yapay zeka ve bulut bilişimdeki hızlı büyüme, dünya genelindeki veri merkezlerini devasa enerji tüketicilerine dönüştürürken, enerji depolama sistemleri bu tesislere kesintisiz elektrik arzının sağlanmasında kritik rol üstleniyor.
Veri Merkezi ve Hiper Ölçekleyiciler Stratejik Danışmanı Guy Massey tarafından LinkedIn üzerinden yayımlanan küresel veri merkezi haritasına göre dünya genelindeki veri merkezi sayısı eylül sonu itibarıyla 12 bin 259'a ulaştı.
Dünya genelindeki veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 40'ı ABD'de bulunurken, bunu yüzde 4,6 ile Birleşik Krallık, yüzde 4,3 ile Almanya, yüzde 3,2 ile Fransa ve yüzde 3,1 ile Çin takip etti.
Veri merkezleri, dijital bilgilerin depolandığı, işlendiği ve internet üzerinden erişilebilir hale getirildiği, çok sayıda sunucu ve ağ ekipmanından oluşan tesisler. Bulut bilişim ise verilerin ve yazılımların kişisel cihazlar yerine internet üzerinden erişilebilen uzak sunucularda depolanmasını ve kullanılmasını sağlayan teknoloji olarak dünyada yaygın olarak kullanılıyor.
Son yıllarda popülaritesi ve kullanımı yaygınlaşan yapay zeka ise büyük miktarda veriyi analiz ederek öğrenme, tahmin, karar verme ve içerik üretme gibi insan zekasıyla ilişkilendirilen görevleri yerine getirebilen teknolojiler bütünü olarak görülüyor.
Tüm bu teknolojilerdeki hızlı büyüme, dünya genelindeki veri merkezlerini devasa enerji tüketicilerine dönüştürürken, enerji depolama sistemleri bu tesislere kesintisiz elektrik arzının sağlanmasında kritik rol üstleniyor.
Pil Batarya Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (PİLDER) Başkanı Kadem Usta, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka ve bulut bilişim devriminin dünya çapındaki veri merkezlerini devasa birer enerji tüketicisi haline getirdiğini bildirdi.
Devasa sektördeki en net değişimin söz konusu tesislerin 7 gün 24 saat kesintisiz çalışması olduğunu dile getiren Usta, "Kesintisiz elektrik bu teknolojiler için hayati önem taşıyor, ancak mevcut elektrik şebekeleri bu anlık ve devasa güç talebine her zaman ayak uyduramıyor. Şebekeye bağlanma sürelerinin uzaması ve kesintisizlik baskısı, Sabit Enerji Depolama Sistemlerini (BESS) zorunlu kılıyor." diye konuştu.
Usta, yapay zeka destekli veri merkezlerinin yarattığı bu eşi benzeri görülmemiş enerji açlığının elektrikli araç devriminden sonra küresel batarya endüstrisini büyüten en büyük ikinci itici güç olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
"Bu 'ikinci itici gücün' yarattığı baskıyı küresel üretim rakamlarında çarpıcı bir şekilde görüyoruz. 2023'te 1,05 teravatsaat, 2024'te ise 1,6 teravatsaat olan küresel lityum-iyon batarya üretimi, 2025'te muazzam bir sıçramayla 2,3 teravatsaat seviyesine ulaştı. Daha da önemlisi, üretilen bu 2,3 teravatsaatlik devasa kapasitenin artık yüzde 20'si doğrudan enerji depolama (ESS) bataryalarından oluşuyor."