Prof. İsmail Hakkı Aydın şu ifadeleri kullandı;
Şimdi tabii yapay zeka çok önemli bir adım. Bunu kabul etmek lazım. Ama genelde gözden kaçan önemli bir konu var. Bunun tehlikeleri. Tabii ki hayatımıza girdi. Özellikle tıpta, eğitimde, bugün işte bildiğiniz gibi kanser ilaçlarının oluşturulmasında, ilaç geliştirmekte, tedavide, teşhis yöntemlerinde. Bugün işte radyolojik teşhislerde, patolojik teşhislerde, dermatolojide falan çok önemli mesafeler katetti. Bunun yanında tabii ki sosyal hayata girdi, evlerimize kadar girdi. Çocukların ellerindeki akıllı telefonlarda çocukları artık kumanda eder hale geldi. Hayvan deneylerimizi çok etkiledi. Çünkü biz mesela bir ilaç geliştirmek için, bir araştırma yapmak için bir bir deneysel çalışmada hayva
Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma var. Özellikle gençleşme, ölümsüzlük projesi yani daha uzun yaşamak gibi çalışmalar yapılıyor. EVO 1 ve EVO 2 diye yapay zekalar kullanılarak. İşte çünkü biliyorsunuz normalde biz 3 ay önceki biz değiliz. 3 ay sonraki biz de biz olmayacağız. Devamlı hücreler yenileniyor. Acaba diyoruz ki “Bu hücreleri gençleştirmek mümkün mü?” diye düşünüyoruz. Çünkü normal DNA, RNA ve protein çizgisi üzerinden yürür. Tersinin de mümkün olduğunu artık bugün biliyoruz.
Yani protein, RNA, DNA şimdi gerçi hayatın başlangıcı RNA ile başlandığı düşünülüyor ama sonuçta kök hücre yani ana hücreden bir hücre ayrılır. İşte karaciğeri yapar, böbreği yapar, şunu yapar, bunu yapar. Ama geri dönüşü olmadığını biliyoruz. Çok yakın, çok yeni bir şey zamanda ve yani her hücreyi kök hücre yapabiliyoruz.
Kök hücre yaptın mı? Ondan sonra sizin o kök hücreden size bir karaciğer mi lazım? Karaciğer. Bir böbrek mi lazım? Böbrek, kalp mi lazım? Kalp yapabiliyorsun. Yani yedek organını yapabiliyorsun. Hatta ben daha önce yazmış olduğum kitaplarda 2100 yılında insan bakım servislerinin olacağını yazdım. Ama o kadar hızlı ilerliyor ki. Fakat işin enteresan tarafı geçen sene yazdığım kitapta artık bu 2050'ye kalacağını zannetmiyorum. Yani daha önce 10 yıl önce yazdığım kitapta 2100 yıl diye düşünmüştüm ben.
Efendim bakın bunlar çiplere gerek yok artık. Ben size bakın 46 yıl evvel biz benim de içinde bulunduğum bir ekip. Biz insanda düşünceleri okuduk. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Kliniği'nde 46 yıl evvel hastayı uyutmadan bir epileptik bir hastaydı. Uyutmadan onun düşüncelerini kaydettik. Hem konuşurken nöronal aktiviteyi kaydettik hem de konuşmadan sadece düşünerek onların aktivitelerini kaydettik ve baktık ki senkronize oluyor.
İnsan beyinleri birbirine mi bağlanacak?
Ama bunlar artık çok basit hale geliyor. Efendim bakın şimdi cihaz ben bunu Elon Musk'a da yazdım. Hatta ben onu yayınladım. Daha sonra yurt dışında da yayınlandı. Kitaplarımı da yazdım. Hatta Beyin Sizsiniz 2.0'da ben bunu yazdım. Hatta World Brain Web kavramını yani WBW World Brain Web yani tüm evrendeki beyinler birbirine bağlanabilecek. Brain Computer Interface'e gerek yok abi. Dünyada 8.5 milyar insanın beyni birbirine bağlanabilir. Efendim hayvanlarla beraber bile. Bakın bu ben aslında küpün dışını anlatıyorum size. Bakın son yazdığım bir kitap var. Yaşam 5.0 Kuantik Düşünce Sarmalı. 2500 yılına kadar neler olacak? Yıl yıl yazdım.
Yine birkaç ay önce çıkan Homo Deus diye bir kitabım var. Orada da yazdım. Hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi davet etti beni. Bu konuyu Meclis’te anlatmam konusunda. Gittim, anlattım. Yapay zeka üniversitesinin bir an önce kurulması lazım. Şunlardan dolayı diye ama sadece bu tehlike bizim için değil. Bakın yani samimiyetimle söylüyorum.
Herkes onun verimliliğinden bakar tabii haklısınız. Efendim bakın bunun bir bilimsel, tıbbi yönünden tehlikeleri var. Nörolojik tehlikeleri var.