AA muhabirinin derlediği verilere göre, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu'daki gerilimde 100 günü aşkın süre geride kaldı.
Orta Doğu'da jeopolitik risklerin arttığı ve piyasalarda zaman zaman temkinli bir seyrin öne çıktığı bu dönemde, küresel piyasalar yapay zeka alanındaki anlaşmaların etkisiyle güçlü bir değer artışı kaydetti.
Bu süreçte yatırımcıların odağında özellikle yapay zeka temalı büyüme hikayesi ve şirketlerin bu alandaki stratejik ortaklıkları yer alırken küresel piyasaların değeri toplamda yaklaşık 4,1 trilyon dolar artış göstererek 157,5 trilyon dolardan 161,6 trilyon dolara yükseldi.
Jeopolitik belirsizliklere karşın risk iştahının tamamen zayıflamaması, teknoloji kaynaklı kazançların piyasaları desteklediğini ortaya koydu.
Söz konusu dönemde önemli bilançolar ve ileriye dönük açıklamalar yakından takip edildi. California merkezli çip üreticisi Nvidia'nın geliri üç aylık dönemde yıllık bazda yüzde 85 artışla 81,6 milyar dolara ulaştı.
Nvidia'nın Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, yapay zeka fabrikalarının inşasının insanlık tarihindeki en büyük altyapı genişlemesi olduğunu ve bu sürecin olağanüstü hızla ilerlediğini söyledi. Huang, şirketin gelişmiş yapay zeka çipleri Blackwell ve Rubin'den 2027 yılına kadar en az 1 trilyon dolarlık gelir öngördüğünü bildirdi.
Teknoloji şirketlerine yönelik yoğun ilgi ve yapay zeka yatırımlarındaki ivmelenme, risk algısındaki dalgalanmalara rağmen piyasalardaki yükselişin ana belirleyicisi oldu.
Analistler, piyasalardaki mevcut fiyatlamaların yatırımcıların yapay zeka kaynaklı uzun vadeli büyüme beklentilerini, jeopolitik risklerin kısa vadeli etkilerinin önüne koyduğunu gösterdiğini ifade etti.
Bu süreçte tarafların karşılıklı olarak askeri unsurları hedef almasıyla bölgedeki tansiyon zaman zaman yükselse de 8 Nisan'da sağlanan ateşkesin ardından çatışmaların kısmen yatışması bu eğilimi destekledi.
Ateşkes sonrası dönemde ise ABD ve İran heyetleri arasındaki diplomatik temaslar, büyük ölçüde arabulucular üzerinden yoğunlaştı. Taraflar savaşı resmen sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya henüz ulaşamamış olsa da müzakerelerde ilerleme sağlanabileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda temel yön tayin edici unsurlar arasında bulundu.