Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Gençlik, Okuryazarlık ve Beceri Geliştirme Bölümü Başkanı Herve Huot-Marchand, UNESCO'nun 1966'daki kararıyla her yıl 8 Eylül'de kutlanan "Dünya Okuryazarlık Günü" kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Okuryazarlıkla ilgili "metinler aracılığıyla okuma, yazma, yorumlama, iletişim kabiliyeti" şeklindeki nitelendirmenin, 20 yılı aşkın süredir değişmediğini ancak bu yeteneklerin uygulanma ve geliştirme yollarının değiştiğini belirten Huot-Marchand, bugün okuryazarlığın yalnızca yazılı ya da basılı materyallere değil, dijital alana da bağlı olduğunu vurguladı.
Huot-Marchand, "Dijital ve yapay zeka okuryazarlığı ihtiyacı, insanların internet ve dijital teknolojilere erişiminin olduğu yerlerde giderek artıyor ancak dijital öğrenim fırsatlarına ve yapay zeka araçlarına erişim yetersiz düzeyde." ifadelerini kullandı.
Okuryazarlık becerisi kısıtlı kişilerin, dijitalleşmenin sunduğu eğitim, ekonomik ve sosyal fırsatlardan faydalanmada zorlanabileceği uyarısında bulunan Huot-Marchand, şunları kaydetti:
"Dijitalleşme, elektriğe, internet bağlantısına, dijital araçlara, okuryazarlık becerilerine, eğitim fırsatlarına, dijital becerilere ve yapay zeka okuryazarlığına erişim eşitsizliği nedeniyle birbiriyle bağlantılı birçok eşitsizliğin ortaya çıkması riskine yol açabiliyor."
Huot-Marchand, "Temel okuryazarlık becerilerine sahip olmayan kişiler, yapay zekayla giderek daha çok şekillenen dünyaya dahil olurken ciddi engellerle karşı karşıya kalabilir. Hem yapay zeka hem de yapay zekayla üretilen bilgiyle baş etmek için donanımı olmayan kişiler, dezenformasyon, algoritma taraflılığı, manipülasyonun yanı sıra eğitim, istihdam ve dijital hizmetlerden dışlanma riskine karşı daha savunmasız hale geliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zeka ve dijital okuryazarlığın teşviki konusunda kanun yapıcıların bu iki alanı "birbiriyle çakışan öncelikler" olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Huot-Marchand, eğitimin ilerleyişinin altyapısı olarak temel okuryazarlık becerilerini herkesin edinmesinin önemli olduğunun altını çizdi.
Okuryazarlık becerilerinin "güçlü" olmasının, yeni beceri gereksinimlerine daha hızlı uyum sağlanmasına yol açacağını ifade eden Huot-Marchand, bu beceriler bir temele oturtulduğunda yapay zeka ve dijital okuryazarlığın yaş gruplarına uygun şekilde tanıtılabileceğini belirtti.
Huot-Marchand, yapay zeka öğrenim hedeflerinin mevcut müfredata entegrasyonunun desteklenmesi, öğrencilerin yapay zeka çağında sorumluluklarına hazırlanması için UNESCO'nun, "Yeterlilik Çerçeveleri" geliştirdiğini aktardı.
Yapay zeka ve dijital teknolojiler topluma entegre oldukça eğitim sistemlerinin yapay zekanın tanımı, çalışma şekli, riskleri ve kısıtlamaları konusunda öğrencileri bilgilendirici hale gelmesinin önemini vurgulayan Huot-Marchand, "Ancak yapay zeka öğrenimi, temel okuryazarlık becerilerinin göz ardı edilmesi pahasına gerçekleşmemelidir." ifadesine yer verdi.