Husiler, 27 Mart'ta herhangi bir ittifakın ABD veya İsrail'in yanında İran'a karşı savaşa katılması ya da Kızıldeniz'in bu amaçla kullanılması halinde doğrudan askeri müdahalede bulunacaklarını duyurmasından sadece bir gün sonra İsrail'e füze fırlatarak savaşa fiilen dahil oldular.
Yemenli uzmanlar, Husilerin yaklaşık bir ay bekledikten sonra İran'ın yanında savaşa dahil olmasının ardındaki nedenleri ve olası yansımalarını AA'ya değerlendirdi.
Askeri alanda araştırmacı Ali ez-Zeheb, Husilerin savaşa geç girmesinin ardında yatan nedenleri şöyle sıraladı:
"Husiler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın kısa süreceği beklentisi içindeydi. Başlangıçta soğukkanlı olmaya çalıştılar ve olayları gözlemlediler. Krizin siyasi bir çözümle ya da bir sükunetle son bulacağını umut ediyorlardı. Ancak gerilimin uzaması İran'ı, Husilere 'doğrudan askeri harekâta girme veya çatışmanın dışında kalma' şeklinde net bir pozisyon almaları konusunda daha fazla baskı uygulamaya sevk etti.
İran, kendisini elindeki kartları kullanmaya iten büyük bir askeri baskıyla karşı karşıya. Bu da Husilerin aşamalı olarak pozisyon almasını açıklayan bir durum. Husiler önce tehditle işe başladı ancak bu Tahran yönetimince yeterli bulunmadı, sonrasında da İsrail'e balistik füzelerle saldırı gerçekleştirildiği açıklandı."
Husilerin askeri müdahalesinin boyutuyla ilgili de değerlendirmede bulunan Zeheb, önceki müdahaleye benzer şekilde İsrail'in hedef tahtasında olacağını, ancak ABD ile İsrail'in yanında İran'a karşı başka tarafların da savaşa dahil olması durumunda saldırıların Kızıldeniz'e de yayılabileceğini ifade etti.
Husilerin Kızıldeniz'de daha büyük rol oynayacağını zira bu su yolunun İran için çok önemli olduğunu belirten Zeheb, Tahran yönetiminin de İsrail'e yönelik doğrudan saldırılardan daha çok bu "karta" ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi.
Zeheb, Husilerin Kızıldeniz'i tam olarak kapatmalarının mümkün olmadığını ancak uluslararası denizcilik ve ticarette kısmi aksamalara neden olabileceklerini kaydetti.
Yemenli uzman, Husilerin askeri müdahalesinin ABD, İsrail ya da Yemen hükümeti tarafından güçlü bir tepkiyle karşılaşacağı ve bunun da Husilerin müdahalelerinin etkisini sınırlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Yemen'de yayın yapan "Almasdaronline" sitesi editör yardımcısı Ali el-Fakih ise Husilerin savaşa dahil olmasının, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olan Husilere yaptığı yatırımların bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.