Başkent Beyrut'un Ravşe bölgesinde çadırlarda kalan yerinden edilmiş Lübnanlılar, AA muhabirine, müzakerelere ilişkin beklentilerini anlattı.
Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırında bulunan Kefr Kila beldesinden yerinden edilen Hasan Yahya, zor koşullarda yaşadıklarını belirterek yardım çağrısında bulundu.
Müzakerelerin başarılı olması temennisinde bulunan Yahya, "Yetkililerin biraz sağduyulu olmalarını ve her şeyden, herkesten önce Lübnan'ın çıkarını düşünmelerini istiyoruz. ABD'nin, İran'ın veya dünyanın geri kalanının çıkarından önce Lübnan'ın çıkarı gelmeli." dedi.
Yaşadıkları belirsizliğe dikkati çeken Yahya, "Kararlar bir alınıyor bir bozuluyor, ne olduğunu biz de bilmiyoruz. Bir gün müzakerelerin başarılı olduğunu söylediler, hepimiz eşyalarımızı topladık beldemize döneceğiz dedik ama bizi durdurdular, ateşkesin sağlanmadığını söyleyip geri gönderdiler. Tekrar bu güzel ülkeyi, buradaki insanları vurmaya başladılar. Yazık bu halka." diye konuştu.
Yaşam koşullarının çok ağır olduğunu belirten Yahya, "İnanın burada banyo yapacak yerimiz bile yok. Arabamızı banyo gibi kullanıyoruz; 300-400 metre yol gidip banyoya ulaşıyoruz, orada da bir banyoya girebilmek için dünya kadar insanın sıra beklediğini görüyorsunuz. Perişan haldeyiz." şeklinde konuştu.
Yahya, "Ne devlet, ne milletvekilleri ne de bakanlar bize bakıyor. Bizi neden böyle bıraktılar? Bize açıkça ne istediklerini söylesinler. Bu ülkeden gitmemizi mi istiyorlar? Biz ülkemizi, toprağımızı istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Toprağından ayrılmanın zorluğuna dikkati çeken Yahya, şunları söyledi:
“Kefr Kila gibi bir yerde yaşamış biri için oradan ayrılmak, ruhunun bedenden çıkması gibi bir şey. Kefr Kila çok güzeldir; havası, iklimi, komşuluğu. Orada bizde mezhepçilik yoktu. Hristiyanlar, Dürziler, Sünniler ve Şiiler hep birlikte, gerçek bir kardeşlik içinde yaşardık.”
Yerinden edilen insanların gittikleri bölgelerde kiralık ev bulmakta zorlandığına işaret eden Yahya, yetkililerin uzlaşmaz tavrına tepki gösterdi.
Yahya, "İnşallah Allah bu siyasetçileri bir araya getirir de tek bir kararda uzlaşırlar, biz de onlarla oluruz. Ama maalesef hepsinin ayrı bir kararı var, her biri başka bir tarafa yöneliyor ve bu yüzden birbirimize giriyoruz. Temennim, siyasetçilerin tek yürek olması ve bu mazlum halkın halini gerçekten görmeleri." şeklinde konuştu.