Su arıtma ve filtrasyon sistemlerinde geliştirilen yerli teknolojiler, su ürünleri yetiştiriciliği ve tarım sektöründe üretim maliyetlerini düşürüp verimliliği artırırken, özellikle balık çiftliklerinde kullanılan ileri teknoloji ekipmanların yerli mühendislik imkanlarıyla üretilmesi üreticilere hem yatırım hem de işletme süreçlerinde önemli avantajlar sağlıyor.
Anadolu Ajansının (AA) "Tarımda Dijital Çağ" başlıklı dosyasının son haberinde, yerli üretim su arıtma ve filtrasyon sistemlerinin maliyetleri düşürürken verimliliği ve üretimi artırması ele alındı.
Su arıtma ve filtrasyon sistemleri alanında faaliyet gösteren MAT Filtrasyon Teknolojileri, geliştirdiği yerli teknolojilerle özellikle su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılan ekipmanlarda Türkiye’nin önemli üreticileri arasında yer alıyor. Şirket yetkilileri, yerli üretim sayesinde üreticilerin maliyetlerinin düşmesi ve verimliliğin artmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Şirketin Pazarlama ve Satış Direktörü Hakan Nalbantlı, AA muhabirine, şirketin hikayesinin 30 yılı aşkın bir tecrübeye dayandığını, temellerinin kurucusu Erdem Akartepe'nin akvaryum ve balıklara olan ilgisiyle atıldığını, tamamen hobi olarak başlayan bu sürecin zamanla profesyonel bir faaliyet alanına dönüştüğünü anlattı.
Su arıtma ve filtrasyon alanındaki mühendislik deneyimlerini özellikle su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik teknolojilere aktardıklarını belirten Nalbantlı, "Balık çiftliklerinde kullanılan kompakt sistemler, tambur filtreler, UV dezenfeksiyon sistemleri, ozon jeneratörleri ve kapalı devre yetiştiricilik sistemleri gibi ekipmanların üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu alana yönelmemizin temel nedeni, Türkiye'de kullanılan birçok ileri teknoloji ekipmanın ithal edilmesiydi. Yerli mühendislik gücüyle bu ihtiyacı karşılamak ve sektöre sürdürülebilir çözümler sunmak amacıyla AR-GE çalışmalarımıza hız vererek kendi sistemlerimizi geliştirdik." dedi.
Bugün dünya genelinde 700'ün üzerinde çalışanı, 4 üretim tesisi ve 11 farklı lokasyondaki şirket ve ofisleriyle sektörde lider konumda faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Nalbantlı, "Yerli üretim sayesinde üreticiler hem yatırım hem de işletme maliyetleri açısından önemli avantaj elde ediyor. İthal ekipmanlarda servis ve yedek parça temini zaman alırken, yerli üretim sistemlerde çok daha hızlı teknik destek sağlanabiliyor." ifadelerini kullandı.
Geliştirdikleri filtrasyon teknolojileri sayesinde suyun yeniden kullanımının mümkün olduğunu kaydeden Nalbantlı, bunun özellikle balık yetiştiriciliğinde hem su tasarrufu sağladığını hem de üretim verimliliğini artırdığını söyledi.
Nalbantlı, Türkiye'de son yıllarda yerli tarım ekipmanlarına ve hayvancılık teknolojilerine yönelik talepteki değişimleri değerlendirerek, "Son yıllarda yerli tarım ve hayvancılık ekipmanlarına olan ilginin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar üreticileri daha sürdürülebilir ve erişilebilir çözümler aramaya yöneltti. Bunun yanı sıra su yönetimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim gibi konular da teknolojik ekipmanlara olan talebi artırıyor." diye konuştu.
Ürettikleri yerli ürünlerin ithal muadillerine kıyasla sağladığı avantajlara değinen Nalbantlı, "Yerli üretim ekipmanlarımız yatırım maliyeti açısından daha erişilebilir olmasının yanı sıra servis ve yedek parça temininde hız sağlıyor. Üretici olmanın yanı sıra kendi mühendislerimiz aracılığıyla satış sonrası hizmetleri de doğrudan sunabiliyoruz. Ayrıca sistemlerimizi Türkiye’deki üretim koşullarına uygun şekilde tasarlıyoruz. Bu da enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından önemli avantajlar sağlıyor." değerlendirmesini paylaştı.
Nalbantlı, yerli üretimin artmasının tarım ve hayvancılık sektöründe teknolojik bağımsızlığı güçlendireceğini, bunun üreticilerin maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artıracağını ve uzun vadede Türkiye’nin tarım teknolojileri alanında daha güçlü bir ihracatçı konuma gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti.