Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk yükseköğretim camiasının ülke ve dünya gündemini yakından takip ederek, sahip olduğu bilimsel bilgi ve akademik birikimle üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini vurguladı.
Özvar, tüm üniversiteleri "Terörsüz Türkiye" hedefini farklı boyutlarıyla bilimsel zeminde ele almaya, araştırmalar, konferanslar, paneller ve çalıştaylarla sürece katkı sunmaya davet ettiklerini, üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerde bu konuyu ele aldığını belirtti.
Türk yükseköğretimi olarak İsrail'in saldırıları sonucu Gazze'de yükseköğretim alanında yaşanan yıkımın etkilerini azaltmak için yoğun çaba harcadıklarını dile getiren Özvar, eğitimlerini sürdürme imkanı bulamayan Filistinli öğrencilerin öğrenim ücretinden muaf olarak Türk üniversitelerinde eğitim görmesini sağladıklarını ve Filistinli akademisyenlere üniversitelerin kapılarını açtıklarını anımsattı.
Özvar, Gazze'de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkanı bulamayan hekimlerin, eğitimlerini Türkiye'de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirterek, Türk yükseköğretim camiası olarak Gazze'nin ve Filistin halkının haklı davasına en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.
Türk yükseköğretiminin son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük gelişme gösterdiğine işaret eden Özvar, "Bugün 208 üniversitemiz, yaklaşık 6,3 milyon öğrencimiz ve 190 bine yaklaşan akademik personelimizle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahibiz." diye konuştu.
Özvar, akademik kapasite, bilimsel üretim ve araştırma performansında da önemli atılım gerçekleştirildiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
"Bağımsız bilimsel kuruluşların verilerine göre Türkiye, makale ve derleme türündeki yayın sayısı bakımından 213 ülke arasında 2002'deki 29'unculuktan bugün 15'inci sıraya yükselmiştir. Bu niceliksel gelişmeye eşlik eden dikkat çekici bir nitelik göstergesi ise Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlarımız içindeki payıdır. 2019'da yaklaşık yüzde 34 olan bu oran, 2025'te yüzde 58'in üzerine çıkmıştır. Araştırma üniversitelerimizde ise bu oran yüzde 79'a ulaşmış, böylece bu yıl OECD ortalaması yakalamış bulunmaktayız."
Üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki konumunun da bu gelişimi desteklediğini vurgulayan Özvar, "2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 üniversitemiz ilk 500'e girmiş, bunlardan ikisi ilk 300 içinde yer almıştır. Hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamaktır." açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Özvar, "Türkiye'nin küresel yükseköğretimde artan temsil gücü, 2027 yılına ilişkin bir başka uluslararası sıralamada ise açıkça görülmektedir. Türkiye, 118 ülkeden yaklaşık 3 bin üniversitenin değerlendirildiği bu sıralamada, 124 üniversiteyle yer almış ve dünyada en fazla üniversiteyle temsil edilen ABD ve Çin'den sonra üçüncü ülke olmuştur." bilgisini verdi.
Özvar, üniversite kaynaklı patent ve faydalı model başvurularının 2022'den bugüne kadar 2 kat yükseldiğini, tescil sayısının ise 900'e ulaştığını bildirdi.