YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans ve Sergi Salonu'ndaki imza töreni öncesi yaptığı konuşmada, yükseköğretimi yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan olarak değil, Türkiye'nin kalkınma kapasitesini belirleyen stratejik bir yapı olarak gördüklerini belirterek, bu anlayışla son yıllarda yükseköğretim sisteminde kalite odaklı, istihdam uyumunu gözeten ve sektörle güçlü bağlar kuran bir dönüşüm sürecini başlattıklarını söyledi.
YÖK-TÜME işbirliği protokolünün üniversite-sektör işbirliğini önceleyen yaklaşımın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden biri olduğuna işaret eden Özvar, bu protokolün yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir işbirliği modelini hayata geçireceğini dile getirdi.
Özvar, şunları kaydetti:
"Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında AR-GE faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir."
Protokolün en önemli noktalarından birinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı dönüşümü merkeze alması olduğunu vurgulayan Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Bu vesileyle bu alanda Türkiye'de gençleri çok ciddi bir istihdam alanında açılacağını bu vesileyle sizlere duyurmak isterim." ifadelerini kullandı.
TÜME'nin gıda güvenliğini ve bağımsızlığını güçlendirmeyi, sürdürülebilir ve verimli üretim modellerini yaygınlaştırmayı ve yüksek teknoloji temelli uygulamaları sahaya taşımayı hedeflediğine değinen Özvar, aynı zamanda genç nüfusu yeniden üretim sürecine kazandırmayı amaçladığını vurguladı.
Özvar, üniversitelerin bünyesinde kurulacak yapay zeka tabanlı otonom eğitim ve araştırma çiftlikleri, yalnızca bir üretim alanı değil aynı zamanda eğitim, AR-GE ve teknoloji geliştirme üstleri haline geleceğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Kurulacak çiftlikler sayesinde öğrencilerimiz doğrudan sahada eğitim alacak, genç çiftçi adayları yetiştirilecek ve üniversitelerimizin bilgi birikimi uygulamaya dönüşecektir. Bu çerçevede eğitim boyutunu da güçlendirmek amacıyla üniversitelerimizde Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği ön lisans programını açmayı planladığımızı da belirtmek isterim. Bu program, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından önemli bir adım olacaktır."
Özvar, kurulacak yapay zeka destekli otonom eğitim ve AR-GE çiftliklerinde 40 bin gencin eğitim almasının öngörüldüğü söz konusu protokolle öğrencilerin sahada, tarlada ve işletmelerde doğrudan deneyim kazanması büyük önem taşıdığını belirtti.
TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, küresel ölçekte arz krizleri, tedarikle ilgili sorunlar, enerji ve iklim krizlerinin yaşandığı çağda bir de insanların artık tarım ve hayvancılıkla uğraşmayı çağ dışı olarak görmeye başladığını söyledi.