GÜNCEL

Yönetmen Ahmet Seven, "Ömür Boyu" belgeselini AA'ya anlattı

Dünya prömiyeri, İsviçre'de 57. Visions du Reel Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirilen filmin yapımcılığını Aslıhan Eker Çakmak üstlendi. Eşi müebbet

Ordu
Yönetmen Ahmet Seven, "Ömür Boyu" belgeselini AA'ya anlattı

Dünya prömiyeri, İsviçre'de 57. Visions du Reel Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirilen filmin yapımcılığını Aslıhan Eker Çakmak üstlendi.

Eşi müebbet hapis cezası alan Hind isimli kadının anne olma mücadelesine odaklanan yapım, izleyiciyi Hind'in zamanla sessiz bir direniş biçimine dönüşen mücadelesine tanıklık etmeye davet ediyor.

Yönetmen Ahmet Seven, AA muhabirine yaptığı açıklamada, filmin tek bir görüntüyle başladığını belirterek, "Fotoğrafta bir kadın kucağındaki altı yaşında bir çocuğa savunmacı ve güçlü duygularla sarılmış, tavizsiz gözlerle kameraya bakıyordu. O an bu insanların hayatına daha yakından bakmam gerektiğini hissettim ve fotoğrafı araştırmaya başladım. Kadının kaçak sperm yöntemiyle anne olan bir mahkum eşi olduğunu öğrendiğimde çok etkilendim. Onun sadece çocuğuna değil aşkına, geleceğine, özgürlüğüne, vatanına yani kısacası kendisine ait olan her şeye sarıldığını ve koruduğunu hissettim." dedi.

Projeyi sunduğunda TRT yetkililerinin de heyecan duyduğunu dile getiren Seven, "Özellikle TRT yönetiminin projeye gösterdiği ilgi, destek ve güven bu yolculuğa çıkmamda belirleyici oldu. Hind ile tanışmam ve sürecin ilerlemesi ise zamanla gelişti. Yaklaşık iki yıl boyunca, onun hayatına müdahale etmeden, kendi ritmi içinde kalarak çalıştım. Bu süreç benim için bir takipten çok, tanıklık haline dönüştü. Zamanla kurulan güven sayesinde, hayatın en kırılgan ve en sade anları kendiliğinden açılmaya başladı." şeklinde konuştu.

Seven, gözleme dayalı yaklaşımın filmde kurulan ilişkinin temelini oluşturduğunu, bu yöntemde yönetmenin kontrol etme ihtiyacını geri çekmek gerektiğini, müdahale edilmeyen bir alanda, hayatın kendi ritmiyle akmaya başladığını kaydetti.

Zaman içinde kameranın dışarıdan bakan bir araç olmaktan çıktığına değinen Seven, "O hayatın doğal bir parçasına dönüştü. Bu da hikayenin doğallığını doğrudan etkiledi. Benim için bu yaklaşım, bir hikaye anlatmaktan çok, bir zamanın ve bir varoluş halinin görünür kılınması anlamına geliyor." diye konuştu.

Ahmet Seven, sınırlarını sürekli yeniden düşünmenin, sürece tanıklık ederken en zorlayıcı şey olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Annelik arzusu zaten çok kişisel bir alan. Buna işgal ve mahkumiyet koşulları eklendiğinde, bu hassasiyet daha da artıyor. Benim için temel mesele, bu hikayeyi görünür kılarken aynı zamanda koruyabilmekti. Bu nedenle birçok anda geri çekilmeyi, beklemeyi ve bazı şeyleri hiç kaydetmemeyi tercih ettim. Bu süreçte etik sınırlar sabit kurallar değil, her an yeniden kurulan bir ilişki olarak şekillendi. Bu da süreci teknik bir üretimden çok, karşılıklı güvene dayalı bir beraberliğe dönüştürdü."

Anlatının çok yerel bir bağlamdan çıkmasına rağmen, taşıdığı duygunun evrensel bir karşılığı olduğunu düşündüğünü vurgulayan Seven, filmi tamamen gözlemsel bir yaklaşımla kurarak Filistin meselesine daha içeriden ve farklı bir bakış sunmayı amaçladığını aktardı.

Seven, filmin farklı festivallerden çok olumlu geri dönüşler aldığını dile getirerek, "Visions du Reel gibi, sinemasal dili önemseyen bir festivalde dünya prömiyeri yapmak bu açıdan çok kıymetli. Bu seçki içinde yer almak, filmin doğru bir bağlamda izleyiciyle buluşmasını sağlıyor. " dedi.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/yonetmen-ahmet-seven-omur-boyu-belgeselini-aaya-anlatti

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI