Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Macaristan'dan rektör, rektör yardımcısı, daire başkanı, akademisyen ve uzmanların katılımıyla 7-11 Eylül'de gerçekleştirilecek Türk Dünyası Yükseköğretiminde Ortaklık Programı'nın (ORTAK) açılış etkinliği Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda (YTB) düzenlendi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, AK Parti Bursa Milletvekili ve Türkiye-Özbekistan Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ile ORTAK Programı Akademik Koordinatörü ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şefika Şule Erçetin programın açılış konuşmalarını yaptı.
Milletvekili Mesten, konuşmasında, Türk-İslam coğrafyasında büyük alimler yetiştiğini vurgulayarak, Harezmi, İbn-i Sina, Uluğ Bey ve Farabi'yi örnek gösterdi.
Türkistan'dan Anadolu'ya gelen büyük alimlerin izinden gitmeye devam ettiklerinin altını çizen Mesten, eğitim alanında yapılacak işbirliklerinin desteklenmesinin bir geleneğin sürdürülmesinde önem arz ettiğini anlattı.
Mesten, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonuna ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesindeki Türk Devri vizyonuna işaret ederek, yakın kardeşlik ve tarihi köklerden alınan gücün halklara ve akademi dünyasına yansımasının verimli olacağını belirtti.
Turus da TDT'nin kurulmasıyla ortak kurum, eğitim, altyapı ve politikaların oluştuğuna dikkati çekerek, Kırım'da Türkçülük ve yenileşme hareketinin öncü isimleri arasında yer alan eğitimci, düşünür ve yazar İsmail Gaspıralı'nın "dilde, fikirde, işte birlik" sözlerinin ete kemiğe bürünmesi için çalıştıklarını söyledi.
Birlikte hareket etmek adına programın adını "ORTAK" olarak belirlediklerini dile getiren Turus, artık ortak söylemlerin ve ortak Türk alfabesinin oluşturulduğuna işaret etti.
Turus, akademinin Türk Dünyası için verdiği mücadelenin en önemli ortağı olmaya devam edeceklerinin altını çizerek, dünyanın içinde bulunduğu karanlığın aşılmasında TDT'nin ve yetiştirilen merhametli insanların büyük etkisi olacağından bahsetti.
Şeker de Türk Dünyası'nda ortak iş yapmanın sabır ve özveri gerektirdiğini belirterek, beşeri sermayenin ortaklaşarak üretilmesi gerektiğine işaret etti.
Daha çok üretmek için gayret, cesaret ve bilgi birlikteliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Şeker, YTB'ye ve bu konuda emeği geçen tüm ortaklara şükranlarını sundu.