GÜNCEL

Yüzer güneş enerji santralleri doğal yaşama çatı oluyor

Yüzer güneş enerji santralleri (GES), iklim kriziyle mücadelede "net sıfır" hedeflerine hizmet ederken, kuşlar için güvenli bir mola yeri, su altındaki canlılar

Van
Yüzer güneş enerji santralleri doğal yaşama çatı oluyor

Yüzer güneş enerji santralleri (GES), iklim kriziyle mücadelede "net sıfır" hedeflerine hizmet ederken, kuşlar için güvenli bir mola yeri, su altındaki canlılar için ise korunaklı birer yuva olma özelliğiyle ekolojik restorasyonun parçası haline geliyor. Geleneksel enerji tesislerinin aksine çevresel birer engel değil, biyolojik çeşitliliği destekleyen birer "yaşam adası" olarak öne çıkan bu sistemler, enerji ve doğanın uyum içinde var olabileceği yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

AA muhabirinin, Almanya merkezli rüzgar, güneş ve batarya depolama (BESS) sistemleri geliştiren uluslararası proje geliştiricisi BayWa r.e.'nin yüzer GES'lerin çevresel etkileri raporundan derlediği bilgilere göre, söz konusu santraller güneş ışınlarının suya doğrudan ulaşmasını sınırlayarak sıcaklık dalgalanmalarını azaltıyor. Bu durum, özellikle hassas türler için daha stabil yaşam alanı sağlıyor.

Rapora göre, kuşlar yüzer GES'leri güvenli bir dinlenme ve konaklama alanı olarak kullanıyor. İzleme çalışmalarında, kuşların paneller üzerine iniş yaparak dinlendiği, göçmen türlerin ise bu alanları sığınak olarak değerlendirdiği gözlemleniyor.

Hollanda'daki Weperpolder projesinde inşaat öncesinde 200 olan tundra kazı sayısının proje sonrasında 370'e yükselmesi dikkati çekerken, raporda paneller çevresinde yapılan bitkilendirme ve yapay habitat uygulamalarının kuşlar için ek barınma ve yuvalama alanları sağlayabileceği belirtildi.

Yüzer GES'ler biyolojik çeşitlilik açısından da yeni habitatların oluşmasına katkı sağlayabiliyor. Su altına yerleştirilen ve deniz canlılarının yeniden çoğalmasını desteklemek amacıyla geliştirilen yapay yaşam alanları olan biohutlar, balıklar ve omurgasızlar için korunaklı alanlar sunuyor. Söz konusu yapılar, besin zincirini destekleyerek daha geniş bir ekosistemin gelişimine katkı sağlıyor.

Raporda, yapılan izlemelerde tatlı su levreği, sazangiller ve tüp burunlu kaya balığı gibi türlerin yanı sıra gammarid karidesi gibi omurgasızların bu alanlarda çoğaldığı tespit edildi.

Ayrıca, su sıcaklığı ve çözünmüş oksijen seviyelerinin canlı yaşamı için sağlıklı sınırlar içinde kaldığı, panellerin yaklaşık yüzde 5,9 oranındaki ışık geçirgenliğinin ise özellikle açık su bölgelerinde sınırlı etki yarattığı aktarıldı. Gölgeleme etkisinin zararlı alg oluşumunu azaltarak su kalitesini iyileştirebileceği, ancak yüzde 60'ın üzerindeki kapsama oranlarının besin zinciri açısından risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Western Üniversitesi Profesörü Joshua M. Pearce, yüzer GES'lerin çevre dostu olan güneş enerjisi teknolojileri arasında en çevreci seçeneklerden biri olduğunu söyledi.

Su yüzeyine kurulan panellerin aynı zamanda verimlilik avantajı sağladığını vurgulayan Pearce, "Suyun soğutucu etkisi panellerin verimliliğini artırırken, paneller buharlaşmayı önleyerek suyun korunmasına katkı sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Pearce, özellikle su kaybının önlenmesinin en büyük çevresel katkılardan biri olduğuna işaret ederek, "Yüzer GES'lerin doğal çevreye en büyük olumlu katkılarından biri muhtemelen suyun korunmasıdır." dedi.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/yuzer-gunes-enerji-santralleri-dogal-yasama-cati-oluyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI